Yaz gelince hemen herkesin aklına deniz, güneş, kum geliyor. İşten güçten fırsat bulup küçük bir tatil için fırsat kollayanlar ya da erken rezervasyonla aldıkları tatil için gün sayanlar bir yana, bir de yaşadığı yerin koşuşturması içinde bütün gün çalışanlar var.
İster tatilde olalım ister gün içinde koşturmaya devam edelim… Yaz mevsiminde güneşle temasımız artıyor. Bu durum D vitamini sentezi, ruh halimiz, biyolojik saatimiz için bir fayda oluştururken bazı riskleri de beraberinde getiriyor.
D vitamini için güneş şart.
D vitamini vücutta adeta bir hormon gibi çalışarak bağışıklığımızı destekler, kemik oluşumuna ve sağlığına katkı sağlar. Yiyeceklerle aldığımız kalsiyumun D vitaminine dönüşmesi için güneş olmazsa olmazdır. Açık tenli bir kişi için, öğle saatlerinde herhangi bir koruyucu sürmeden 15-20 dakika güneşlenmez D vitamini ihtiyacımız için yeterlidir. Ten rengi koyulaştıkça süre uzayacaktır. Sabah erken değil, akşam üstü değil; güneşin dik geldiği saatleri tercih etmek gerekir. Burada sınır da önemli. Güneşlenelim derken güneş yanığı olmamak gerekir.
Güneş ve mutluluk arasında bir bağ var.
Kesinlikle. Güneşi gördüğümüzde kendimizi daha mutlu hissetmek, erken uyanmak, güneşli havalarda içimizin kıpır kıpır olması boşuna değil. Güneş biyolojik saatimizi düzenler. Gün içinde aydınlık zaman diliminin çok olması verimli olduğumuz hissini güçlendirir. Daha enerjik hissederiz. Güneşli mevsimlerde kapalı alanlarda çok sık karşılaştığımız hastalıklardan uzak kalırız. Bu da sağlığımızı korumamıza yardım eder. Güneş tüm varlığıı ile sadece bedenimizi değil, ruhumuzu da ısıtır.
Güneş hayatın döngüsünü sağlar…
Güneş sadece bizim için değil, tüm canlılar için önemlidir. Sebzeler, meyveler… güneşle büyür, lezzetlenir. Güneşte yetişen bire domates ile sera domatesi arasında bile gözle görülen ve görülmeyen pek çok fark vardır.
Fotoyaşlanma…
Güneş cildimiz için erken yaşlanmanın sebeplerinden biridir. Fotoyaşlanma dediğimiz bu durum, güneşin UV ışınlarının etkisinden oluşur. Özellikle UVA ışınları cildin alt katmanlarına ulaşarak kolajen üretimini olumsuz etkiler. Bu da elastikiyet kaybına yol açar. Özellikle güneşin değdiği yüz, boyun ve ellerde bu etki yıllar geçtikçe daha fazla ortaya çıkar.
Güneş yanıkları…
Güneşin altında korunmasız ve uzun süre kalmak güneş yanıklarına yol açabilir. Özellikle tekrarlayan güneş yanıkları cilt kanseri için ciddi risk taşır. Bu bilimsel çalışmalarla da ortaya konmuştur. Çocukluk ve gençlik yıllarında yaşanan ve tekrarlanan yanıklar ileride cilt kanserine yol açabilecek DNA hasarına yol açabilir.
Gölgede kalın…
Hem açık havada olmak ama hem de güneş altında kalmamak ancak gölgede olmakla sağlanabilir. Serin, esintili yerler yaz boyu konforlu bir yaşam alanı sunar.
Su içmeyi unutmayın…
Yazın ne içerseniz için asla suyun yerini tutmaz. Terleme ile kaybedilen suyu da hesaba katarak gün içinde yeterli su içtiğinizden emin olun.